9 Aralık 2015 Çarşamba

YALANCININ MUMU

Evet, beni fena yakaladınız. Hiç iyi bir yalancı değilim. 

Üç arkadaş poker oynamaya karar veriyorlar. Poker hastaları yani. Ama dördüncü yok. Her yeri arıyorlar dördüncü bulamıyorlar. İlle de oynamak istiyorlar. İçlerinden birinin sevimli ve çok akıllı bir köpeği var. Sonunda çaresizlikten köpeğe poker öğretmeye karar veriyorlar.

Bayağı bir uğraşıyorlar sonunda köpeğe poker öğretiyorlar ve heyecanla oturup oyuna başlıyorlar. Ama maalesef köpek poker oynamayı beceremiyor. Çünkü her eline güzel kağıt geldiğinde kuyruğunu sallamaya başlıyor.

Ara sıra yalan söylemeye uğraştım ama beceremedim ki. Ne zaman bir yalan söylemeye kalksam, aklıma bir yalan gelse, sesim değişir, Yasemin’im o güzel yemyeşil gözleriyle gözlerimin içine öyle bir bakardı ki, hemen kuyruk sallamaya başlardım. Sonra da birbirimize sarılır basardık kahkahayı.

Şimdi yalanlarımı affetmeniz için size bir Pazar günü şiiri, kısacık, Recep İvedik’in dediği gibi ohumalıh!!!

İTİRAF

Bu gün günlerden ne?
Ne fark eder,
Neyse ne.
Ben seni her gün seviyorum,
Pazar da,
Pazartesi de,
Salı da,
Çarşamba da,
Perşembe de,
Cuma da,
Cumartesi de.

Datça’ya,
Göceğ’e,
Fethiye’ye,
Mesudiye’ye,
Palamutbükü’ne,
Gitsem de, gitmesem de.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder