24 Aralık 2016 Cumartesi

BEN HİÇ AKILLI OLMADIM Kİ!...
Bakıyorum da son paylaştığım yazım bayağı ilginizi çekti. Yorumlar aldım, paylaşanlar, beğenenler oldu. Bu arada parmağını beğen yazısının üstüne basmaya, yorum yapmaya üşünen okurlarım olduğunu da biliyorum. Ah siz yokmusunuz siz?.
Neyse, sizler böyle ilgilenince ben de yeni ifşaatlar yapmaya karar verdim.( Bu arada “ifşaat” aşağı yukarı itiraf etmek demektir. Yazım daha havalı olsun diye kullandım)
Evet, ben hiç akıllı olmadım. Çünkü akıllı adamın hesabı kitabı bellidir. Ölçüsüz adım atmaz. Ağzından çıkanı kulağı duyar. Olur olmaz laflar etmez. Planlı proğramlıdır. Karı gibi gülmez. Hislerini göstermez. Karda yürür izini belli etmez. Çünkü akıllıdır. Deliden sahtekar olmaz. Çünkü deliler karda yürür izlerini belli ederler. Zaten sahtekarlığa akılları erse deli olmazlar. Beni iki yıldır tanıyor, yazılarımı okuyorsunuz. Söyleyin bakalım ben “akıllı” tarifine uyuyor muyum.
Evet, uymuyorum çünkü ben bir deliyim ve delirmek için 70 yıl gece demedim, gündüz demedim deliler gibi çalıştım. Ama şükürler olsun, sonunda Allah yüzüme baktı da delirdim. Düşünebiliyor musunuz bütün emeklerim boşa gidebilir, hayatım boyunca akıllı da kalabilirdim. O kadar uğraştım, o kadar uğraştım ki delirmek için. Senelerce felsefe okullarına mı gitmedim, filozofların dizlerinin dibinde mi oturmadım, defalarca Mevlana’nın Mesnevisini hatim mi etmedim, Ömer Hayyam’ın Rübailerini mi ezberlemedim, Halil Gibran’ın yazılarını mı paylaşmadım, 32 yıl evli mi kalmadım, Osho’nun elini mi öpmedim, Borç isteyene borç mu vermedim. Neler yaptım neler.
Akıllı adam 70 yaşında motosiklete biner mi? Yelkene çıkmak için denizin kudurmasını, fırtına çıkmasını bekler mi? Kışın ortasında sırtında sadece rüzgarlıkla rüzgar sörfüne çıkıp, rüzgar kesilince saatlerce denizin üstünde kıçı donana kadar mahsur kalır mı? 12 ay denize girer mi? 70 yaşında düşüp de kalçasını kırarsa bekli de hayatının sonu olabileceğini bile bile dağların neredeyse zirvelerinden kayar mı?
Kanada’dan Türkiye’ye döndüğümden bu güne kadar belki 1000 kişi bana “Abi sen deli misin? Kanada gibi bir ülkeden insan Türkiye’ye döner mi? Diye sordu. Ben de yüzümde vahşi bir gülümsemeyle “Evet” dedim.
, “Ben bir deliyim”
Kendimi çok seviyorum. Aslında kendime açıktan açığa hayranım diyebilirim. Bazen ahhh diyorum. Özel bir fotokopi makinesi icat etseler, ne güzel kendimi koyar yüzlerce kopyamı yapar, memleketi kurtarırdım. Yani ben kere ben, ben kare yapar biliyorsunuz. Bunu bütün deliler bilir.
Akıllı olsam 5 kitap yazıp bütün çırpınmalarıma rağmen, beşte birini bile satamayıp hala altıncı bir kitabın planlarını yapar mıydım?
Akıllı olsam böyle sever, böyle aşık olur, böyle yas tutar, her gün bıkmadan usanmadan yazar mıydım?
İnsanın “laylay lom, lay lay lom” diye kendi kendine şarkı söyleyip, kendi kendine göbek atması ne büyük bir zevktir bilemezsiniz.
( Bu arada sol kulağımda 32 yıldır çıkarmadığım bir de küpem var. Yaaaa ne haber? Kulaklarımda küpeli)
Elhamdülillah deliyim!..Ve sizler de benden akıllı değilsiniz, çünkü iki yıldır bir delinin yazdıklarını okuyorsunuz.
Olsun, yine de seviyorum sizleri, kanım kaynadı bir kere. Şimdi gitmem lazım. Minareden atlama saatim geldi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder