İLK KAZAMIZ
Yıllar önce bir akşam İsmet abim ile akşam yemeğine gidiyorduk. Arabayı abim kullanıyordu.Köy içinden geçerken abim taze süt almak istedi, durduk. Adam sütü getirdi. Belki hatırlarsınız, bir ara koka kola iki parçalı şişeler kullanıyordu. Bize verilen şişenin alt kısmı her nasılsa çıkartılmış. Élimize altı yuvarlak, yani bir yere konması mümkün olmayan bir şişe tutuşturdular. Hareket ettik ve ben elimdeki şişeyi koyacak bir yer aramaya başladım. Birden müthiş bir metal gürültüsüyle sarsıldık. Yüzüm arabanın ön camına çarpıp geri geldi, Cam parça parça oldu. Eektrik direğine çarptığımız için caddenin bütün ışıkları söndürmeyi becerdik..
Meğer abim bu oğlan şişeyi nereye koyacak acaba, kaygısıyla yola bakmayı unuttuğundan direğe bindirmiştik. Elimi yüzüme götürdüm parmaklarım ıslandı, kan kaybediyordum. Abimin de sol kaşının üstü kanıyordu. Direksiyona göğsü çarptığı için ( bu arada ikimizde kemer takmamıştık) direksiyon sağa doğru eğilmişti. “Abi iyi misin? diye sordum. “Hayır iyi değilim” cevabını alınca güçlükle arabadan çıkıp karanlıkta yardım aramaya başladım.
İçmelerdeki fırıncı bizi arabasına aldı, hastaneye getirdi. Kesiklerimizi temizlediler, kanları sildiler, pansuman yaptılar. Polise ifade verdik. Ertesi gün abimin göğüs ağrıları sürdüğünden benim cipi alıp Muğla Devlet Hastanesine gittik. Çekilen filmde kırık olmadığı, sadece adele ezilmesi olduğu tesbit edildi. Abimin göğsündeki yağlar hava yastığı görevi yapmış kaburgalarını korumuştu.
Hastaneden çıktık.. Muğla'nın Marmaris çıkışında uzun bir yokuş vardır. O günlerde yollar iki ayrı şerit değildi ve yokuşun sonuna kadar araba sollamak yasaklanmıştı. Önümde kağnı hızıyla seyreden kamyonu dayanamadım solladım geçtim. Yokuşun sonunda pusuya yatmış polis bizi durdurdu. Bir memur benim cama gelip ehliyetimi ve ruhsatımı istedi.
Ben aranırken, adam ikimize bir baktı. Elimizdeki yüzümüzdeki bantları ve pansuman izlerini görünce “Ne oldu size yahu?” diye sordu. Biz de mümkün olduğu kadar zavallı bir ses tonuyla boynumuzu büküp “ Dün kaza geçirdik” dedik. Bu arada ben “Arabayı abim kullanıyordu” dedim ve abimi işaret ettim. Adam ikimizi bir daha süzdü. “Ulan” dedi. “Daha dün kaza geçirmişsiniz şu halinize bakın. Bu gün hala manyak gibi araba kullanıyorsunuz. Hiç mi ders almadınız? Hiç mi aklınız başınıza gelmedi? Sonra abim’e döndü. “Koskoca adamsın, saçından sakalından utan be. Hadi siktir olun gidin adamın asabını daha fazla bozmayın” dedi. Adam kararını değiştirmeden hemen gazladım.
Biraz gittik “Abim bana döndü“ Sattın beni lan” dedi. “ Ben ise abime şöyle bir baktım. “Hah, şimdi bu yara berelerinle tam bir Kore Gazisine döndün” dedim. ( Bildiğiniz gibi abim bir Kore gazisidir) “Siktir lan geri zekalı” diye cevap verdi.
Sonra Marmaris’e gelinceye kadar güldük. Ben daha fazla güldüm.
Hala hatırladıkça, yazdıkça gülüyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder